Ergenekon iddianamesinde geçen telefon
görüşmeleri Doğan Grubu ile Çukurova'yı karşı karşıya getirdi. Yeni
Şafak, Akşam, Sabah ve Star gazetelerinde yayınlanan telefon
kayıtlarına göre dönemin Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz, BDDK başkan
yardımcısı olduğu belirtilen ve kod adı Ali Vural olan kişiye
Pamukbank'ın fona devredilmesi yönünde talimatlar verdi.
BDDK'daki aynı isim Doğan Medya Yönetim
Kurulu'ndaki kod ismi Veli Dural olan kişiyle yaptığı görüşmede de,
'Her şeyi Mesut ve Aydın bey (Aydın Doğan) ayarladı, merak etmeyin.'
dedi. İddialardan sonra patronluğunu Mehmet Emin Karamehmet'in yaptığı
Akşam gazetesinde Doğan Grubu'na ağır eleştiriler yöneltildi.
Doğan Grubu ise iddiaları gülünç diye
nitelendirirken yargı yoluna başvuracağını açıkladı. Tartışmaya
Pamukbank'ın Yapı Kredi ile birleştirilmemesi yönünde Mr. Anderson
adındaki bir kişi vasıtasıyla BDDK'ya telkinde bulunduğu öne sürülen
Citibank da dahil oldu.
ABD'li finans devi gazetelerde belirtildiği gibi
bir pazarlığın içine girmediklerini kaydederek, 'Mr. Anderson diye de
bir danışmanımız olmamıştır.' ifadelerini kullandı. Dönemin BDDK
Başkanı Engin Akçakoca da suçlamaları reddetti.
'BDDK, Pamukbank'ın alınması istenen tedbirleri
almadığını, hakim ortakların banka kaynaklarını lehlerine kullandığını,
bankanın yükümlülüklerinin toplam varlıklarının değerini aştığını,
faaliyetine devamının tehlike arz ettiğini tespit etmiştir. Tamamen
yasal hükümlere uygun olarak Pamukbank'ın TMSF'ye devrine karar
verilmiştir.' diyen Akçakoca, iddia sahipleri hakkında dava açacağını
duyurdu.
Ergenekon iddianamesindeki telefon kayıtlarını
ilk fark eden Yeni Şafak, 13 Ağustos'ta 'Pamukbank'ta şaibeli
diyaloglar' başlığıyla haberi okurlarına duyurdu. Ertesi gün Akşam
konuyu tartışmaya açarak 'Şok belge: İşte Pamukbank'ı böyle gasp
etmişler' manşetini attı.
Gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Serdar Turgut ise
'Gerçek nihayet ortaya çıkıyor' başlıklı köşe yazısında dış çevrelerle
bağlantılı bazı karar vericilerin o dönemde iki banka (Yapı Kredi ve
Pamukbank) ve Turkcell gibi kârlı kuruluşları elinde bulunduran
Çukurova'dan rahatsız olduklarını ve bankanın fona devredilmesinin de
ekonomik değil, siyasi mülahazalarla alınmış bir karar olduğunu yazdı.
Yayınlarını sürdüren Yeni Şafak, Jandarma
İstihbarat'ı tarafından hazırlandığını belirttiği dökümlerde geçen Ali
Vural ve Veli Dural kodlu isimlerin istihbarat birimleri tarafından
rumuzlandığını öne sürdü. Söz konusu yayınlardan rahatsız olan Doğan
Grubu ise ilk cevabı Hürriyet üzerinden verdi.
Konuşmaların ve isimlerin hayali olduğunu yazan
Hürriyet'in genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök, 'Tedavül mevsimi'
başlığını taşıyan yazısında iddiaları komplo teorisi olarak
değerlendirdi ve yalanladı. 15 Ağustos'ta ise Yeni Şafak dönemin BDDK
üyesi Kemal Çevik ve Ulaştırma Bakanı Enis Öksüz ile görüşerek, el
koyma kararının arkasındaki beynin Kemal Derviş olduğunu öne sürdü.
Doğan Grubu'na bağlı gazeteler de Karamehmet'in
batmasından kendilerinin değil, bizzat Çukurova Grubu'nun patronunun
sorumlu olduğunu ortaya koyan haberler yayımladı. Haberlerde
Pamukbank'ın 1989'dan itibaren mali yapısının bozulduğu, bundan ötürü
Hazine tarafından yakın takibe alındığı ve bankanın sürekli olarak
kendi grup şirketlerine kredi kullandırmasından ötürü 2002'de 2 milyar
dolarlık zararla fona devredildiği anlatılıyordu.
Haberlere cevabı gecikmeyen Akşam ve grubun diğer
gazetesi Tercüman, 16 Ağustos'ta 'Tanıklar konuşuyor, gaspçılar
panikte: El koyma için Ecevit'i zorladılar' sürmanşetiyle çıktı.
Akşam'ın yayın yönetmeni Turgut'un Doğan Grubu'nu hedef alan yazısının
başlığı ise sertti: 'Mezar soyucunun gazetesi.' Doğan Grubu ise BDDK
tarafından hazırlanmış bazı raporları gündeme getirerek Karamehmet'i
suçlamayı sürdürdü.
Tartışma başlatan telefon kayıtları
Çukurova Grubu'na ait olan Pamukbank'a 2002'de el koyma sürecine ilişkin iddialar, Ergenekon iddianamesinde yer aldı.
Savcılığın bir internet sitesinden alındığı
notunu düştüğü 18 sayfalık telefon görüşmelerinde Pamukbank operasyonu
öncesinde dönemin BDDK başkan yardımcısı olduğu belirtilen ve kod adı
Ali Vural olan kişi ile Doğan Medya Yönetim Kurulu üyesi olduğu
belirtilen ve yine kod ismi Veli Dural olan kişinin Başbakan Yardımcısı
Mesut Yılmaz ile arasında geçen telefon görüşmelerinin kayıtları yer
aldı. Telefon kayıtlarında Citibank Başdanışman Yardımcısı Mr.
Anderson'a ait ifadeler de var.
Görüşmelere göre, Vural, operasyonla ilgili
gelişmeleri gün gün Dural aracılığı ile Aydın Doğan'a aktarıyor. Vural,
Pamukbank'ın sahibi Çukurova Holding'in 'başa bela olduğunu' söyleyen
Mr. Anderson'a da 'Her şeyi Mesut ve Aydın Bey ayarladı, merak etmeyin'
diyerek el koymanın kesinliğine ilişkin net mesajlar verdi.
Pamukbank'a el konulduğu 18 Haziran 2002
gecesinden 2 gün önce Ali Vural, 17.30'da Veli Dural'ı cepten arayarak,
'Abi, 'o' konuda işler yolunda mı?' diye soruyor. Veli Dural ise,
'Endişe edecek bir durum yok' diye karşılık veriyor. Vural da, 'Tamam
abi, sana güveniyoruz. Aman abi sorun falan çıkarsa önce beni ara
gözünü seveyim' diye konuşuyor.
Belgelerde Vural'ın bahsettiği 'o' konunun
Pamukbank'a el konulması çalışmaları olduğu dile getiriliyor. Vural, 18
Haziran 2002 sabahı Mr. Anderson'u da arayarak yardım istiyor.
Görüşmede temsil ettiği işadamlarının Çukurova'dan rahatsız olduğunu
dile getiren Mr. Anderson, dönemin Devlet Bakanı Kemal Derviş ve
ekibiyle Türk ekonomisinin ayağa kalkacağını söylüyor.
Vural da 'Sağ olun efendim' dedikten sonra Mr.
Anderson şunları söylüyor: 'Bu holding (Çukurova) başımıza ileride bela
olabilecek kadar büyüdü ve iştah kabartır hale geldi. Temsilcisi
olduğum insanlar durumdan rahatsız. Dolayısıyla muhtemel ve beklenen
bir ölümden sonra her şeyin konuştuğumuz gibi olması gerekmektedir.'
Mr. Anderson, Pamukbank konusuna tekrar dönerek,
Çukurova tarafından teklif edilen Yapı Kredi ve Pamukbank'ı birleştirme
isteği için de şöyle diyor: 'Şirket planladığımız gibi dağıtılacak. Ama
bir sorun var. Birleşmek istedikleri yolundaki talep yazıları gelmiş
olmalı. Bu konuyu biraz sürüncemede bırakacaksınız.
Karşı taraf Türkiye'de etkin bir isim. Hukuki
yönden bu planları boşa çıkartırlar mı?' Vural da, 'Beyefendi o
konuları siz hiç merak etmeyin. Tüm işler bizzat Mesut ve Aydın Bey
tarafından ayarlandı. Zaten bu konu adli tatile kadar muallakta
kalacaktır. 'O' iş bittikten sonra anlaşılana kadar biz Pamukbank'ı
satacak pozisyona getiririz ve olay bitecek.' şeklinde konuşuyor. ZAMAN