20.yy. sonunda eski Sovyetler birliği çökerken Başta ABD ve diğer devletler bayram ediyordu. Bu kapitalizmin kesin zaferiydi. Çünkü Komünizme karşı kapitalizim kesin zafer kazanmıştı.
ABD kendisini tek süper güç ilan ederek dünyayı tek başına idare etmeye, istediği yeri işgal etmeye, sevmediklerinin başına bomba yağdırmaya başladı.
Başta Körfez sermayesi ve kaynakları olmak üzere, Uzakdoğu’daki Japon, Çin, Endenozya, Singapur’un parasal fonları Amerikan imparatorluğunu beslemeye devam etti.
1990daki birinci körfez hareketiyle Amerika elindeki eskimiş bombaları kullanarak depolarını boşalttı. Masraflarını Suudiarabistan, Kuvvet, Birleşik Arap emirlikleri, Japonya, Almanya gibi ülkelerden çıkarırken Kuvvet petrollerinin de üzerine oturdu.
İşte Bugün Amerika’nın karşı karşıya kaldığı ekonomik kriz o tarihlerden başladı. Amerika’nın Enerji devi ENROY iflas ederken bir sürü şirkette o devirlerde aynı akıbete uğradı. Ancak bunlar İkinci Körfez hareketiyle,11 Eylül saldırılarıyla kamuoyundan saklandı.
Bu süreç içinde Irak, Afganistan işgal edildi. Çünkü küresel güç hayatiyetini sürdürmeliydi. Ancak bir şeyler ters gitmeye başladı. Amerika’yı finanse eden fonlar başka yerlere yöneldi. Dış borcu çok olan Amerika Borçlarını kapamak, iç piyasayı istikrarlı yürütmek için yeni kaynaklar bulmak zorundaydı. Bunu bulabilmek için agresifleşmeye yani daha saldırgan olmaya başladı.
Dünyanın değişik yerlerinde düşünce kuruluşları Amerika’nın içine düştüğü sarmalı anlatmaya çalıştılar, raporlar yayınladılar. Bunlardan biride Avrupa Birliği için 21.yy a yönelik eğilimleri sorgulayan farklı düşünce kuruluşları ile işbirliği yapan The Lebera’torie Europeen d’Anticipolition Politique Europe 2020 (LEAP/E2020) adlı kuruluş 2006 da bir rapor yayınladı.
Yayınlanan rapor bugünleri anlatıyordu. Europe 2020 Alarm/GlobalSystemik Rupture/İran/USA /Release of global Word crisi adlı çalışmada ABD’nin 1929 deki gibi ekonomik krize yuvarlandığını ileri sürüyordu.
Buna gerekçe olarak da Tek süper gücün dünya olaylarını tek başına kontrol edememesinin ve özelliklede Amerikan yönetiminin yanlışlığından kaynaklanacağı yaşanan olaylarla tescil ediliyordu.
Buna sebep olarak:
1-Dolara duyulan güvensizlik,
2-ABD deki finansal dengesizlik,
3-Petrol ve enerji kriz,
4-Amerika’nın Liderlik krizi,
5-İslam Dünyasının içinde bulunduğu kriz,
6-Küresel iktidar krizi,
7-Avrupa’nın yönetim kırız
Bütün bu krizlerin birleşiminde 2008 yılı Amerikan ekonomisinin iflas yılının başlangıcına dönüştü. Ocak ayından beri devam eden süreçte Morgıç krizi piyasaları salladı. Amerika’da başlayan dalgalar Atlas okyanusunu geçerek Avrupa ekonomisini vurmaya başladı.
Amerika da işletmelerin büyümemi negatif değerlere düştü. Peşine finansal sektör iflas bayrağını çekmeye başladı.15 Eylül Amerikan borsalarını çöküşünü haber verdi.25 bin çalışanıyla 179 milyar dolar finansal varlığıyla Lehman Brother iflasını ilan etti. Şüphesiz bu iflas ne ilk ve nede son olacak önümüzdeki günlerde iflaslar birbirini takip edecek görünüyor.
Dünyanın en büyük ekonomisinin en büyük borsası tam anlamıyla çöktü. Lehman Brothers’ın iflasıyla başlayan ve tüm mali sektörü etkisi altına alan süreç ABD ve Dünya borsalarını çökertti. Rus Borsaları günlerce kapalı tutuldu.
Dünyanın en büyük şirketlerinin hisselerinin işlem gördüğü Dow Jones endeksi dün (9 Eylül 2008)tam yüzde 4,4 değer yitirirken, son 7 yılın en kötü gününü yaşadı. Dow Jones en son 11 Eylül'deki saldırıların ardından bu kadar çok değer yitirmişti.
Wall Stree’de Standard and Poor’s 500 yüzde 4,5teknoloji hisselerinin işlem gördüğü Nasdaq da yüzde 3,6 düştü.
KARA PAZARTESİ
Pazar gecesi Lehman Brothers'ın iflasını ilan etmesi ve arkasından finans devi Merrill Lynch'in apar topar Bank of America'ya satılması ile gerginleşen piyasalar bir türlü sakinleşemiyor. Bir taraftan 'yeni kurban kim?' sorusunun yanıtını arayan yatırımcılar diğer yandan borsalarda ellerine ne geçerse satıyor.
Pazartesi gündüz Avrupa'yı yerden yere vuran satış dalgası ABD'yi de pas geçmedi. Finans devleri bir bir çökerken, yatırımcılar borsa tarihinin en karanlık günlerinden birine tanıklık etti.
BANKA HİSSELERİ ÇÖKTÜ
ABD’de yaşanan deprem en çok finans sektörünü vurdu. Hakkında batacak söylentileri ayyuka çıkan sigorta devi AIG hisseleri yüzde 58, iflas eden Lehman hisseleri yüzde 95, Wachovia Bank ve Washington Mutual hisseleri de sırasıyla yüzde 27 ve yüzde 25 değer yitirdi.
Öte yandan Merrill Lynch'i alan Bank of America hisseleri yaşanan depremden büyük bir vurgun yedi ve yüzde 20 geriledi.
DURUN, DAHA BİTMEDİ!
ABD'de yaşanan bu çöküşe karşılık birçok analist halen fırtınanın geride kaldığını söyleyemiyor.
PNC Advisors yöneticisi Jim Dunigan, "Tarih kitaplarını bir tarafa fırlatın. Çünkü bu yaşananlar daha öncekilere hiç benzemiyor" derken, Jefferies & Co Başstratejisti Art Hogan da yaşananların sadece 1930'lardaki Büyük Bunalım veya 1800'lerin sonundaki demiryolu iflasları ile karşılaştırılabileceğini ileri sürdü. Hogan, "buradan çıkış için bir yol haritası yok" ifadesini kullandı.
Amerika’nın topyekûn ekonomik krizden çıkmasının onda bir, Çöküşten sonra kendini vuracak ekonomik gerilimden kurtarma şansı onda üç, Gelecek Ekonomik kıyametten (Armegadon) kurtarma şansı onda üç, olarak uzmanlar tarafında ifade ediliyor.
Amerika kendisini ekonomik çöküşüyle peşine dünyayı da çöküşe sürükledi. İki aydır dünya kara kara bu krizden çıkışın yollarını arıyor ancak görünen o ki bu kriz kolay kolay atlatılamayacak. Ümit ederiz ki ülkemiz bundan en az etkilenir. Tabii bu bir temennidir. Temenniler hiçbir zaman gerçeği yansıtmaz. Komşunuzun evi yanıyorsa bu size de sıçrar. Kriz dünyada 5,5 trilyon Doları yuttu. Paranın miktarı çok olmasına karşılık henüz ateş düşmüş değildir. Kriz derinleşerek ilerliyor. Bu durum asla unutulmamalıdır.
Bakalım önümüzdeki günler neler getirecek